Tuncer Bakırhan: ‘Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Sorumluluğu Üstlenmeli ve İstifa Etmeli’

Eğitim Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirdiği grup toplantısında ülke ve dünya gündemindeki önemli konuları ele aldı. Siirt ilinde yaşanan sel felaketine değinerek, olayın mağdurlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Bakırhan, “Kurtuluş ilçemizde birçok işyeri ve ev su altında kaldı. Can kaybı olmaması sevindirici ancak maddi hasarlar çok ciddi. Birçok aile, geçim kaynakları olan hayvanlarını kaybetti. Belediyemiz de etkilenmiş durumda. Siirt’teki bürokrasi ve Afet İşleri Müdürlüğü’nü bu durumu hızla değerlendirmeye ve halkın zararını tespit edip gidermeye çağırıyorum” şeklinde konuştu.

Gözaltına alınan Doruk Madencilik işçilerine destek veren Bakırhan, bu durumun utanç verici olduğunu belirtti. İşçilerin haklarını almak için yaptıkları yürüyüşü ve seslerini duyurmaya çalışmalarını vurgulayan Bakırhan, “Doruk Madencilik’te çalışan 110 işçinin gözaltına alınması asla kabul edilemez. İşçilerin haklarını alabilmesi için mücadelenin sürmesi gerekiyor. Biz bu işçilerle dayanışma içindeyiz” ifadelerini kullandı.

Bakırhan, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırılarına da değinerek, “Burada yalnızca bir siyasetçi değil, sabah çocuklarını okula gönderen bir anne veya baba olarak konuşuyorum. Her aile gibi biz de çocuklarımızın dönmesini bekliyoruz. Ancak bazı aileler bu süreçte çocuklarını kaybetti. Ülke olarak büyük bir üzüntü içindeyiz. Hayatını kaybeden çocuklarımız ve öğretmenlerimize başsağlığı diliyorum, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum” dedi.

Kahramanmaraş ve Siverek’teki saldırıların derin bir üzüntü yarattığını belirten Bakırhan, bu olayların iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “Bu acılara kayıtsız kalamayız. Yas tutmak, gerçeği görmezden gelmek değildir; aksine bu tür olayların önlenmesi için sorumluluk almak demektir. Yaşanan katliamlar münferit olaylar değil, sistemin yarattığı birikimlerin sonucudur. Yıllardır biriken öfkenin ve çaresizliğin bir yansımasıdır. Bu nedenle, yaşananları derinlemesine incelemeli ve çözüm yolları aramalıyız” diyerek sözlerini tamamladı.

Author: Ahmet Aydın