Washington, Demokrasiyi Değil Yeraltı Kaynaklarını Hedefliyor
Yazar Öztürk’e göre Washington artık demokrasiyi değil, lityum, koltan ve altın gibi stratejik yeraltı kaynaklarını hedef alıyor. Aynı dönemde Türkiye’nin Eskişehir-Beylikova yatağı etrafında dönen tartışmalar da küresel kaynak savaşının bir parçası olabilir.
Öztürk, “CIA artık maden peşinde” başlıklı yazısında, Beyaz Saray’da alınan gizli bir kararla Venezuela’nın yeraltı kaynaklarının yeni bir operasyonun odak noktası haline geldiğini aktardı. Öztürk, dönemin ABD Başkanı Donald Trump’ın Oval Ofis’te CIA dosyasını imzaladığı anı anlatarak yazısına başladı.
Öztürk’e göre bu imza, diplomasi masasının kapandığı, “yeraltı diplomasisinin başladığı” anı işaret ediyordu.
“Petrol, Altın, Koltan ve Lityum…”
Yazıda, Venezuela yönetiminin Washington’a gönderdiği gizli teklifin detayları da yer aldı. Maduro’nun ekibi, Trump’ın özel temsilcisi Richard Grenell aracılığıyla ABD’ye yeni bir öneri sundu.
Ancak ABD tarafında Dışişleri Bakanı Marco Rubio farklı bir çizgi izledi ve Rubin’nin sözleri, “Maduro’ya dokunmadan o kaynaklara ulaşamayız. Rejimi değiştirirsek, madeni biz yönetiriz.” şeklinde Öztürk’ün yazısında yer aldı.
Kısa süre sonra Trump, CIA’ya yetki verdi ve böylece Venezuela’da yeni bir dönem başladı.
“Maden Diplomasisi” ve Venezuela’daki Zenginlikler
Öztürk, Washington’un Venezuela’daki adımlarının “demokrasi” söylemiyle değil, stratejik madenlerle ilgili olduğunu vurguladı. Venezuela’nın topraklarının altındaki zenginlikler arasında 303 milyar varil petrol, 200 trilyon metreküp doğalgaz, 7 bin ton altın, 22 milyon ton demir, 120 bin ton koltan, lityum ve nikel karışımı nadir element yer aldığını belirtti.
Bu kaynakların, elektrikli araç bataryalarından füze sistemlerine kadar modern sanayinin merkezinde olduğunu hatırlattı.
“ABD Damarları Hedef Alıyor”
Öztürk’ün yazısında, Çin’in Venezuela’daki koltan madenlerine yaptığı yatırımlar, İran’ın enerji desteği ve Rusya’nın petrol ticaretindeki rolü detaylı olarak yer aldı. Altın ihracatının ise Birleşik Arap Emirlikleri ve Türkiye üzerinden yapıldığına dikkat çekti.
Bir Maduro danışmanının sözlerini aktaran Öztürk, “Biz, ABD’ye ülkenin damarlarını açtık. Onlar damarları değil, kalbi istediler.” şeklinde bir ifadeye yer verdi.
Eskişehir – Beylikova Detayı ve Küresel Rekabet
Öztürk, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in “beş ila yedi stratejik sektörde doğrudan pay alacağız” açıklamasına atıfta bulunarak, Türkiye’nin Eskişehir-Beylikova yatağıyla ilgili tartışmaların sadece tesadüf olmadığını belirtti.
Yazar, Washington’un Venezuela’daki “maden diplomasisi”nın Latin Amerika ile sınırlı olmadığını ve Türkiye’nin nadir element rezervlerinin de küresel rekabetin radarında olduğunu savundu. Öztürk’e göre, ABD’nin lityum, koltan ve nadir element politikası yeni bir enerji hegemonyasının altyapısını oluşturuyor.
“Yeni Savaşlar Toprak Değil, Toprağın Altı İçin”
Yazının sonunda Öztürk, Trump yönetiminin Venezuela planını “21. yüzyılın kaynak düzenine açılmış bir savaş” olarak tanımladı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in açıklamasına atıfta bulunarak, “CIA operasyonları bir hükümeti değil, bir ülkenin damarlarını hedef alıyor. Yeni dünya düzeninde artık savaşlar toprak için değil, toprağın altı için çıkıyor.” şeklinde yorum yaptı.